Hem ucuz hem konforlu bir seyahat geçirmek istemez misiniz? O zaman doğru yerdesiniz. 1) Ulaşım   Siz : Alo tatlım naber? Arkadaş : İyilik ne olsun. Siz : Ben de iyiyim. bin bon bun Siz : Ay yaz tatili programın belli mi? Ark : Yok bilmiyorum henüz. Siz : Marmaris’e gidelim mi ya? Ark : […]

Bundan herhalde bir 10 yıl önce… İtalya Yunanistan arası bir geminin güvertesindeyiz. Gece. Soğuk. Sert zemin sırtımı acıtıyor. Yıldızlara bakıyorum, yarın yumuşak bir yatakta ve titremeden uyuyacağım diye düşünüyorum. Ama böyle güzel olmayacak. Bu benim ilk sefil gezgin maceram. Karnımda bir gıdıklanma, uykuya dalıyorum.Geçen hafta Santorini – Rodos arası bir gemideyiz. Gece. Soğuk. Sert zemin […]

Güneş batıyor. Selimiye koyunda tek başıma denizdeyim. Arkadan hayal mayal bir müzik sesi ve keçi meelemeleri geliyor. Karşımdaki tepe kızarmış, gölgesi suya düşmüş beni çağırıyor. Uzaktan tekne geçtiğinde oluşan minik dalgalarla tepenin kucağıma kayacağını sanıyorum ama bir türlü olmuyor. Deniz o kadar düz ki rahatsız etmemek için yüzemiyorum. Hiç bozulmamış kar kaplı bir yerde adım […]

Geçen sabah dışarı çıkacağım hazırlanıyorum. Kahvemi yudumlamış, dişlerimi fırçalamışım. Bir yandan gözüme kalem çekip, bir yandan çorabımın tekini arıyorum. Havaya da güzelce saydırıyorum… Tamam şaka, bu kadar ayrıntılı anlatmayacağım. Neyse çanta değişikliği yapacağım,  tepesinde ne göreyim dersiniz? 50 Ruble… Evet 50 Rubleee Evde garip garip paralar olduğu ve zamansız bir yerlerden fırladıkları doğrudur. (Toplasanız 10 […]

Bir aksilik çıkmazsa gelecek ay bu vakitlerde Venedik’te olacağım. Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilirler 6 ay orada yaşamışlığım var. Uzuun zaman önce. Yıl 2004-2005. Şimdi size birkaç itirafta bulunacağım… Ben Venedik’teyken birkaç büyük sergi ve kilise dışında hiç müzeye gitmedim. Venedik’in çevresindeki adalara; Murana ve Burano’ya gitmedim. Hemen dibindeki Romeo ve Juliet şehri Verona’ya gitmedim. […]

Fransa’da üniversitedeyim. Son senem. Kalbim çok kırık ve rahatlamak için her akşam yazıyorum. Kimsenin okumayacağı ve benim sonra sileceğim satırlar. Bu sırada Türkçe üzerine bir seminer vermem isteniyor. Hazırlayıp gidiyorum.   Fiil cümlenin sonundadır.  Büyük ünlü uyumunun tadından geçilmez. Sondan eklemelidir   “Bize biraz Türkçe konuşsan iyi olur” diyorlar. Ne söyleyeceğimi bilememe durumu yaşıyorum. “Haydi kızım […]

Bugün İstanbul’dan 20 dakika dışarı çıkınca varılan Uzunya’da yürürken yine aynı şeyi düşündüm. Dünya çok küçük. Bu yeşil ve deniz beni Florianapolis’teki adalara götürdü. Bal kaymakları demli çayla mideme doldurmuş yürüyorum ve kendimi Brezilya’da hissediyorum. Nasıl bir olaydır bu? Yeşil, deniz, tepeler… Hava… Bilemiyorum… Aynı duygu kemiklerime doldu. Acelem olmasaydı da denize düşene kadar yürüseydim […]

Yolculuk biraz da insanın kendi küçük dünyasından çıkması demek. Öylesine kaptırıyoruz ki kendimizi günlük problemlere, o minik çevremizin ötesini düşünmüyoruz. Belki uzaktan bakıyoruz “Vah vah” diyoruz, ya da “Ay ne güzel hayat, oh valla” diye iç geçiriyoruz. Ötesiyle ilgilenmiyoruz. Sonra mahallemizden uzaklaşınca “Burada da böyle bir hayat varmış” diye şaşırıyoruz. Şehirden ayrılınca, ülkeden çıkınca, farklı […]

Kitap kokuları hakkındaki romantik yazımdan sonra bir adet kindle hediye edildi bana. Uzun zamandır istiyordum aslında ama yolculuklarım için. Ben yine kağıt hışırtısından vazgeçmem diyordum. Şimdi o kadar emin değilim. Yeni bir oyuncak edinmiş olmanın gazı da olabilir bu ama kendisini pek çok sevdim. Bilmediğim bir kelimenin üzerine gelince hemen anlamı çıkıyor bir de. Yabancı […]