AfrikaMadagaskarÜlkeler

Madagaskar’da Ölülerle Dans

Madagaskar’da ilk günümüz. Başkent Antanaviro, Antananariro, Antanaravitora…… evet Antananarivo’yu hızlıca turladıktan sonra, kendisine yerli halk gibi Tana demekten mutlu, 15 günlük yolculuğumuza hazırız. 5 günümüz yol olmayan yerlerde geçeceği için ayarladığımız 1000 senelik 4 çekerimiz ve rehber şoförümüzle buluşuyoruz. Şoförün adına hiç girmiyorum, kısaca Mami diyoruz. Bir nevi bizim manevi annemiz tabii.  Yalnız 16 yaşında gibi gözükmesi beni birazcık endişelendiriyor. Bir de pencerelerde garip bir dinamik var, dördü aynı anda hiçbir zaman açılmıyor. Belli yerlerine vurup çekerek birazcık nefes almanız mümkün. Ancak biz nasıl mutlu, nasıl heyecanlıyız! Muz ciplerini ve kuru yemişleri doldurmuşuz, tam tiri tam tiri tam tiri yola koyuluyoruz.

Grubun Fransızca konuşanı olarak görevim muavin/tercümanlık. Madagaskar’ın gelişmiş kısımlarındayız, Mami bana uzun uzun anlatıp duruyor, ben de tercüme ediyorum . “Şurası pazar, şurası kilise, şunlar zebu (Afrika öküzü), burası da tarla”. Bizim grup biraz ters bakıyor bana, çeviriyi iyi yapmadığımı düşünüyorlar ama özet geçiyorum işte, iyilikten de anlamıyorlar. Tam tiri tam tiri…

Derken yolun sağ tarafında bir kalabalık görüyoruz.

Madagaskar – Mezarlıklar

Danslar şarkılar duyuluyor. Mami hemen arabayı kenara çekip bizi indiriyor ve bana anlatmaya başlıyor.

Ölü çıkarma töreni için toplanmış köylüler

Garip bir şeyler oluyor, bizim grup olaya dalmış, ben hemen biter de kaçırırsam diye telaşlı, kenarda Mami’nin açıklamamalarını dinliyorum. Sonra da tercüme isteyecekler diye söyleniyorum. Mami diyorum, neler oluyor anlatsana hızlı hızlı. Acele etmeye gerek yokmuş meğerse, bu tören güneş batıncaya kadar sürecekmiş. Ah şu sefil büyük şehir telaşından ve bencilliğinden kurtulamamak… “Bu famadihana, yani ölü çevirme töreni” diyor Mami, benim surat sadece iki tane dev göze dönüşüyor. (Ölü çevirme deyince biraz garip oldu galiba, ortada herhangi bir şiş veya ateş yok.) Mami’nin dediğine göre ölüleri her 5 ya da 7 yılda bir çıkarıp, ipekten örtülerini değiştirip tekrar geri koyuyorlarmış. Bedenleri tamamen yok olmadan ölülerin bu dünyadan ayrılmayacaklarına inanıyorlarmış. Bu arada aynı mezarda bulunan bütün aile çıkartılıyor. O yüzden bazen 5. yılınız dolmadan da törene çevrilmek suretiyle iştirak edebiliyorsunuz. Bu arada hiiiç hüzünlü bir olay değil bu. Gülerek, eğlenerek, dans ederek yapılıyor ve bol bol içki içiliyor. Ölüleri de tepelerine kaldırıp onları da dans ettiriyorlar hop hop hop.

Çıkarttıkları kefeni taşıyan köylüler

Öbür dünyayla arada kalmış bu bedenlerle sohbet muhabbet de mümkün tabii.  Güneş batmadan yerlerine geri koyuyorlarmış temiz temiz. Ben rahatsız oldum, bizi orada isteyip istemediklerine emin olamadım başlarda. Böyle düşüncelere dalmış uzaktan fotoğraf çekmeye çalışırken birileri kolumdan tutup beni mezarlıklara soktu. Gülümseyerek bir şeyler anlatıyorlar. Allahtan içeride ceset yok. Değilse ben de vefat. Bu arada kefenler de değiştirilmeye başlandı ama çok diplerine girmek istemedik.

Aile kefeni değiştirerken köylüler

Aslında ne kadar güle oynaya yapılıyor olsa da son derece özel bir tören. Başka kaynaklarda daha farklı anlatımlara da rastladım, rahmetliyi eve taşıyıp geri getirmek gibi…

Bir müddet bu töreni izledikten sonra yolumuza devam ediyoruz. Tam tiri tam tiri. Bu arada arabaya bindikten sonra bizimkiler Mami’nin anlattıklarını soruyorlar heyecanla. Hiç abartmadan aktarıyorum. “Umarım ölülerin fotoğraflarını çekmemişinizdir, çünkü kafanız zebu kafasına dönüşebilir…”

Bizim Madagaskar macerası bittikten hemen sonra bir dergide veba hakkında bir yazıya rastladım. Madagaskar’da halen veba devam ediyormuş ve bunun en büyük nedeni olarak da bu ölü çıkarma ayinleri gösteriliyormuş. Bilemem doğru mu yanlış mı. Ancak ne kadar tuhaf ve korkunç gelirse gelsin, ölümle ilişkileri bizimkinden daha sağlıklı gibi geldi bana. (Döndükten sonra haftalarca veba oldum mu acaba diye endişe etmedim, deli deli konuşmayın. Evet belki belirtilerini ve tedavi yöntemlerini ezbere sayabilirim ama herkes yapar bunu, değil mi?!)

Bu törenlerin tarihlerini astrologlar belirliyormuş, Temmuz-Eylül döneminde giderseniz ve görmek isterseniz sorun soruşturun derim.

O zaman sizi töreni anlatan muhteşem bir animasyonla baş başa bırakayım…

 

Tartışmaya katıl

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir