Gidiş dönüş 17 günlük Madagaskar biletlerimizi aldıktan sonra, 3 kişilik ekibimizin istekleri doğrultusunda bir rota çıkarma işi bana düştü. İstekler şu şekildeydi: Olabildiğince çok yere gitmek (Bu düşünce çok gezen insanlara yakışmaz ama ne yapalım? Bir daha ne zaman Madagaskar’a yolumuz düşer belli değil.) Geçtiğimiz yoldan bir daha geçmemek (Güzel bir hayalmiş.) Ranomafana Yağmur Ormanı’nda […]

Gece Jökulsárlón Gölü yakınındaki pansiyonumuza ulaştığımızda hava kararmıştı.  Rejkavik’ten buzullara kadar iki gün süren yolculuğumuz sırasında, beş dakikada bir “Şuraya bak! Buraya bak!” diye çığlık atmış, milyon fotoğraf çekmiş, herhalde 100 civarı şelale görmüş, başı boş gezen koyunlarla konuşmaya çalışmış, siyah kumsala, kayalara, okyanusa bakmış, ciğerlerimizi temiz havayla, su şişelerimizi nehirden akan suyla doldurmuş, yanardağları saygıyla selamlamış […]

Madagaskar’da ilk günümüz. Başkent Antanaviro, Antananariro, Antanaravitora…… evet Antananarivo’yu hızlıca turladıktan sonra, kendisine yerli halk gibi Tana demekten mutlu, 15 günlük yolculuğumuza hazırız. 5 günümüz yol olmayan yerlerde geçeceği için ayarladığımız 1000 senelik 4 çekerimiz ve rehber şoförümüzle buluşuyoruz. Şoförün adına hiç girmiyorum, kısaca Mami diyoruz. Bir nevi bizim manevi annemiz tabii.  Yalnız 16 yaşında […]

İnsanlar ikiye ayrılır: Hindistan’ı sevenler ve sevmeyenler. Hindistan’ı sevenler ikiye ayrılır: Hint yemeklerini sevenler ve sevmeyenler. Hint yemeklerini sevenler ikiye ayrılır: Hindistan’da yemekten korkanlar ve korkmayanlar. Hindistan’da yemekten korkmayanlar da ikiye ayrılır tabii: Sokak yemeklerini de kucaklayan cesur yürekler ve diğerleri. O cesur yürekleriyse biz hiçbir şeye ayıramayız korkmayın. Onlar ki nasıl bir mide, nasıl […]

Venedik’e Eylül 2004’te gittim.  Daha önce birkaç saat geçirmiş, sokaklarını şöyle bir görmüştüm. Ancak bu sefer turist değildim, 6 ay kalacaktım. Kalbim pıtbırı pıtrbıtı pıt pıt pıt pıtpıtpıtpıtpıt diye çarpıyordu.  Çok güzel bir şehre gittiğimi biliyordum ama suyun, dostlukların, zorlukların ve şarapların içinde yepyeni bir insan olacağımın farkında değildim. Şehir bana büyü yapmıştı, karşı konulamaz bir […]

Ve Maceralarım Uçaktan inip terminale girdik, 2 adam avazları çıktığı kadar bağırıyor “Dubai’ye dönüş soldan, Dubai’ye dönüş soldan”. Ben de salak salak bakıyorum. “Yani eninde sonda ben de döneceğim ama biraz erken değil mi?” şeklinde düşünceler geçiyor kafamda. Uçak doluydu, toplam 20 kişi falan Muskat’a girdi, geri kalanı soldan koşa koşa devam etti. Bunlar Dubai […]

Gezgin anı yaşar. Gezginin mutlaka anı yaşaması ve farklı olması gerekir. Örneğin -5 derece bile olsa vapurda açık alanda oturur. Gözlüğünü unuttuğu için etrafı göremiyor olması veya kulaklarının deli gibi ağrıması onu yıldırmaz. Yolculuk boyunca titreye titreye telefonuna bakıp selfie çekmesi gerekmektedir.  Vapurdan inerken de kızarmış yanakları ve donmuş göz kapaklarıyla diğer yolculara bakar  ve […]

Aşırı sıcak, 1000 senelik her tarafı boyalı bir otobüsteyiz. En arkadayız. Şoför hep ters şeritten korna çalarak gitme konusunda ısrarcı. Arada ani frenler yapıyor ya da şerit değiştiriyor, biz de heyecan yaşıyoruz. Her şey eski ama elbette olmazsa olmaz LCD ekran mevcut, dımdırı dımdırı klip oynuyor. Sahil, plaj, evler, insalar ve tropik yeşil akıyor pencereden. […]

Bu yazı Dubai’de yaşarken yazılmıştırBaktım uçakla 45 dakikada mesafede yaşıyorum, hafta sonu için aldım biletimi.  Ve maceralar başladı. 1 riyal 2 avroymuş, neden söylemediniz?!!! Bir de Sultan Bey Hazretleri tüm butik otel, hostel tarzı yerlerin lisanlarını iptal etmiş ikinci bir emre kadar. İnternetten bakıyorum hiçbir yere rezervasyon yapılmıyor. Sonra mail atmaya başladım da öğrendim. Seçenekleriniz […]